Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Contrary to popular belief, Lorem Ipsum is not simply random text. It has roots in a piece of classical Latin literature from 45 BC, making it over 2000 years old.

İLETİŞİM

ATIK SULARDAKİ COVID 19 TEHLİKESİ VE YAPILMASI GEREKENLER

ATIK SULARDAKİ COVID 19 TEHLİKESİ VE YAPILMASI GEREKENLER
  • ,

ATIK SULARDAKİ COVID 19 TEHLİKESİ VE YAPILMASI GEREKENLER

 

ATIK SULARDAKİ COVID 19 TEHLİKESİ VE YAPILMASI GEREKENLER

 

Hepinizin bildiği üzere; 2019 yılı Aralık ayında Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan COVID-19 akut bir solunum yolu hastalığı ortaya çıktı. COVID-19'dan sorumlu patojen, koronavirüs ailesinin bir üyesi olan ciddi akut solunum sendromu Koronavirüs 2'dir (SARS-CoV-2, ayrıca COVID-19 virüsü olarak da adlandırılır).

Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü (RIVM) araştırmasına göre, COVID-19’ a neden olan yeni korona virüs, ilk olarak Hollanda'daki atık suda tespit edilmiştir. Tespitin arkasından yapılan araştırmalar, enfekte olan, hatta iyileşen hastaların gastrointestinal sistemlerinde korona virüse rastlandığını ve COVID-19 virüsünün yaklaşık (dört) 4 hafta dışkıda tutunabildiğini gösterdi.

Atık su kanalizasyon şebekesine, oradan bir terfi merkezine ve nihayetinde atık su arıtma tesisine ulaşıyor. Şu an için yapılan araştırmalara göre; atık su arıtma tesisi çıkışından alınan numunelerde korona virüse rastlanmamıştır. Bu durumda dikkate edilmesi gerekenler;

  • Öncelikle atık su hatlarındaki tesisat kaçakları, arızaları ve açık hatlar tespit edilerek gerekli onarım çalışmaları yapılmalıdır.
  • Atık su deşarj kaçaklarının tespit edilerek, tüm atık su hatlarının kanalizasyon alt yapısına bağlanması ve/veya vidanjör desteği ile şehrin atık su arıtma tesisine ulaştırılması sağlanmalıdır.
  • Tarımsal ya da peyzaj amaçlı Kanalizasyon hattından doğrudan alınarak yapılan sulamalar engellenmelidir.
  • Arıtma tesisinde ön arıtma işleminden sonra, doğrudan deşarj edilen kentsel atık sular; deşarj noktasından önce içinde serbest klor kalacak şekilde veya uygunsa UV dezenfeksiyon işlemine tabi tutulmalıdır.
  • Atık su taşınan vidanjörlerinde dezenfekte edilmesi gereklidir.
  • COVID-19, atık su arıtma tesisinde havaya karışan muhtemel virüslü aerosollerin, buharların ve damlacıkların solunması ve teması yoluyla bulaşabilir. Bu yüzden kişisel koruyucu donanımların (koruyucu giysiler, eldiven, bot, güvenlik gözlükleri, yüz maskesi ve/veya FFP3 solunum maskesi) temini ve kullanılması, kişisel temizlik oldukça önemlidir. Bu imkanların çalışanların hepsine eşit şekilde ve yeteri kadar sağlanıyor olması gerekir.
  • Arıtma tesisinde çalışanların atık suların sıçramalarına ve spreylenmesine maruz kalmasını önlemek amacıyla bariyerler konulmalı hatta damlacık ve aerosol üreten bazı prosesler yavaşlatılmalı mümkün değilse kapatılmalıdır.
  • Kirlenmiş havayı ortamdan uzaklaştırmak için yeterli havalandırma yapılmalıdır.
  • Kanalizasyon sisteminden alınan sular sürekli olarak mikrobiyolojik olarak kontrol edilmelidir.
  • COVID-19’un deniz sularındaki varlığı ve deniz canlıları üzerindeki etkisi araştırılmalıdır.

Hatırlayınız, 2003 yılında, Hong-Kong da 50 katlı bir binada SARS koronavirüsün başka dairelere taşınarak bina içinde yayılmasına ve bunun sonucunda 342 kişinin enfekte olmasına, 42 kişinin de ölümüne yol açmıştı. Bu duruma banyolarda suyu boşalmış sifonlar ve doğru projelendirilmemiş havalandırma sistemlerinin neden olduğu tespit edilmiştir. COVID-19 virüsü için de; apartmanlarda arızalı tuvaletlerden yayılması olası riskler arasındadır. Bu riskleri azaltmak için yapılması gerekenler;

  • Banyo ve tuvaletler; Sodyum Hipoklorit (çamaşır suyu yaklaşık %5 sodyum hipoklorit içerir), hidrojen peroksit vb. kimyasallar (su ile seyreltildikten sonra) ile düzenli olarak dezenfekte edilmelidir. Klor temasının sağlanması amacıyla 10 dk. bekletilmelidir.
  • Sifonları klozet kapağını kapatarak çekmek ve gün aşırı tuvaletler temizlenmelidir.
  • Atık su borularındaki kaçak ve çatlaklar varsa tespit edilmeli ve onarılmalıdır.
  • U dirsekte su kaybını önlemek için tesisata ait musluklar sabah ve akşam günde en az 2 kez beş sn açılmalıdır.

Ayrıca en büyük risk gurubunda yer alan hastanelerden kaynaklanan atık sular kanalizasyon şebekesine verilmeden önce otomasyona dayalı izleme sistemleriyle belli bir süre dezenfekte edilmelidir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından (DSÖ) COVID-19 virüsünün atık su arıtma tesisinden veya atık sudan bulaştığına ilişkin herhangi bir delil şu an için bulunmadığı belirtilmekte ancak Virüsün atık suda varlığı ve etkileri hakkında çeşitli bilimsel çalışmaları yürütülmektedir. Ülkemizde de atıksu arıtma tesislerin de izleme çalışmaları başlatılmıştır.

                                                                                                                       AŞKIN KELLECİOĞLU

 

Kaynakça

Mart 2020 Dünya Sağlık Örgütü COVID-19 için Su Sanitasyon Hijyen ve Atık Yönetimi Özet Raporu

Nisan 2020 Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı 85171 sayılı COVID 19 Salgını ve Atıksu Yönetimine İlişkin Önlemler Genelgesi

Nisan 2020 TMMO Çevre Müh. Odası İstanbul Şubesi Su ve Atıksu Yönetiminde COVID-19 Etkisi Değerlendirmesi

Nisan 2020 Independent Türkçe Prof. Dr. Mustafa Öztürk “Tuvalet, kanalizasyon, Atık su Arıtma Tesisi ve Kovid-19 Virüsü” makalesi

 

 

 


Etiketler :
Paylaş :