Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Contrary to popular belief, Lorem Ipsum is not simply random text. It has roots in a piece of classical Latin literature from 45 BC, making it over 2000 years old.

İLETİŞİM

BAŞKA BİR GEZEGENE İHTİYACIMIZ VAR MI?

BAŞKA BİR GEZEGENE İHTİYACIMIZ VAR MI?
  • ,

BAŞKA BİR GEZEGENE İHTİYACIMIZ VAR MI?

 

BAŞKA BİR GEZEGENE İHTİYAÇ VAR MI ?

Elimizdekilerin kıymetini biliyor muyuz? Bize sunulan nimetlerin farkında mıyız? Yoksa arsızca hep daha fazlası için bir arayış içerisinde miyiz? Peki bu arayışlar bizi ne kadar geliştiriyor? Belki de elimizdekilerden de olma tehlikemiz vardır, ne dersiniz?

İlkel Dünya'nın oluşumunun 4,54±0,04 milyar yıl önce başladığı kabul ediliyor. Tarihinin ilk birkaç milyar yılı içerisinde okyanuslardan başlayan hayat, tarihi ve yeryüzünü etkileyerek, anaerobik canlıların çoğalmasına, ardından da aerobik canlıların ortaya çıkmasına yol açmıştır. O zamandan beri, Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığı, fiziksel özellikleri ve jeolojik tarihi, canlıların evrimleşmesine ve gelişmesine yardımcı olmuştur.

Dünya’ da ki hayatın tarihi süresince bioçesitlilik zaman zaman artarken kimi zamanda kitlesel yok oluşlar yaşanmıştır. Bu yok oluşlar sanayi devrimine geçmesiyle hız kazanmıştır. Rakamsal olarak ifade edece olursak; 1990 yılında Dünya ekosisteminin üretim değeri 33 Trilyon $ iken aynı yıl Dünya ekonomisinin üretim değeri 18 Trilyon $ dır. Oysaki bu değer 1995 yılında 25 Trilyon $ olurken Dünya ekosistemi değer kaybetmeye devam etmiştir. Bu rakamlar bize insanın ekosistem değerini yok edişini göstermektedir.

 

Doğaya zarar veren tek canlı insandır. Bunu nasıl mı yapıyoruz? Çöplerimizi ayrıştırmayarak, atıklarımızı geri kazanmayarak, ya da geri dönüştürmeyerek, fazla fuzuli su ve gıda tüketimiyle, israfla, doğal kaynaklarımızı korumayarak, bilinçsizce yapılan tüketim çılgınlığıyla, tarımda bilinçsiz sulama yöntemleriyle, sera gazı salınımlarımızla… örnekler çoğaltılabilir. Tüm bunların sonucunda çevre kirliliğine yol açıyoruz. Betonlaşmaya hız kesmeden devam ediyor, bizim dışımızdaki canlıların habitatlarına kadar giriyor onları evlerinden ediyoruz. Onlara hayatlarını sürdürmeleri için olması gereken alandan daha azını sağlıyoruz. Sonra da kalkıp yeni Dünyalar arıyoruz. Mars ta yaşam araştırmaları yapıyoruz. Evet belki uzay merakımız yeni değil çok eskilere dayanıyor. Nükleer silahların icat edilerek atom bombasının bulunması ve insanların içine korkunun düşmesiyle başladı uzay merakımız. Lakin bugün uzay araştırmalarına dünya çapında 62 milyar $ harcanıyor ve biliyor musunuz ki küresel kitlik krizini çözmenin maliyeti 34 milyar $ dır. 1998 yılında ilk defa uluslararası uzay istasyonu (ISS) yapıldı ve uzaya yollandı. Bu yapı Dünya’ dan çıplak gözle bile görülebiliyor. Uzayda görülebilen en büyük 3. nesnedir. Bu istasyon 120 milyar $ mal oldu, ancak küresel yoksulluğu 175 milyar $’a çözebilirdik aslında.

Bazen korkular bizi ele alır, beyin bloke olur, doğru düşünemez, sorgulayamaz ve gözümüzün önünde olup biteni göremez hale geliriz. Dünya’ mız bize bahşedilen bir nimettir. Bunun farkına vararak doğaya ait olduğumuzu unutmadan, doğaya saygılı, tüm canlılar ile barış ve kardeşlik içinde yaşamalıyız. Ben başka dünyalar aramaya gerek olmadığı kanaatindeyim.  Lütfen beni yobazlıkla yargılamayın. Tek amacım; bu olaya farklı bir akış açıyla bakmanızı sağlamaya çalışmaktır.

 

Neleri görmezden geliyoruz? Öncelik olarak gördüklerimiz asıl önceliklerimiz midir? Şimdi durun ve yeniden sorgulayın sizce yeni bir gezegen arayışına gitmek mi daha önemli? Tüm canlılarla kardeşçe kıtlık, yoksulluk, çevre kirlilikleri ve felaketleri olmadan, sürdürülebilir ve dengede bir Dünya da yaşamak mı?

Atalarımız ne güzel söylemiş: “Eldeki kuş daldaki üç kuştan iyidir.”

                                                                                                                                                                   AŞKIN KELLECİOĞLU

Kaynakça

https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya


Etiketler :
Paylaş :